
İnsan zihninin algoritmik yapısı keşfedildikçe öğrenmenin kuralları konusunda bildiklerimiz giderek artıyor. 20. yüzyılın parçacı yaklaşımı, yerini bütünleşik zihin modeline bırakmış durumdadır. Derslerin birbiriyle bağlantısız işlenmesi, kavramları açıklamak amaçlıdır. Gerçek yaşamda ise kavramlar iç içedir. Tematik yaklaşım farklı disiplinleri bir tema ya da konu etrafında ilişkilendirilerek kavramları bir bütünün içinde ele alır. Örneğin “taş” teması alındığında bütün dersler bu temayla ilişkilendirilerek işlenir. Böyle bir yaklaşım sonunda, öğrenciler değişik bakış açılarıyla çeşitli disiplinler arasında daha derin ilişki kurmayı öğrenirler. Tema merkezli öğretimde, öğrenciler kendi öğrenme stilleriyle çalışmaya yönlendirilirler. Böylece, öğrencilerin kendi ilgilerini çeken konuları araştırmaları ve ekip çalışması yapmaları için fırsatlar sağlanmış olur.
